Osmanlı devletinin ilk döneminde postacılık, kuryelik ve muhafızlık yapan asker sınıfı…

Peyk, 
Postacılık, kuryelik ve muhafızlık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı . Osmanlı devletinin ilk döneminde postacılık,kuryelik ve muhafızlık yapan,daha sonraki  dönemlerde törenlerde yer alan asker sınıfı. Padişahın Seyahatlerinde Önde Giden Yaya Haberci.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’ ne gelindiğinde gelişmiş bir posta ve haberleşme örgütü görülür. Bu dönemde ulak adıyla anılan posta tatar’ larının at değiştirdikleri yada zorunlu hallerde kaldıkları noktalarda konakladıkları yerlere menzilhane denir. Özellikle ulak ve menzilhane temeline dayanan bu hizmet, Tanzimat Dönemi’ ne kadar yalnızca devletin işlerinin yürütülmesinde kullanılmış, halkın bu hizmetten hiçbir şekilde faydalanmasına izin verilmemiştir.  

Devletin önemli ve  acele işlerle ilgili haberlerini merkez ve eyaletler arasında götürüp getiren ulakların seçiminde güvenilir, dürüst ve yol şartlarına dayanıklı olmalarına özen gösterilirdi. Osmanlı saray teşkilatında, sultanların maiyetinde bulunan, mesajları uzak mesafelere koşarak iletmekle görevli sırma işlemeli elbiseli, mücevherli gümüş kuşak ve altın hançer kuşanmış, ellerinde teber ve başlarında sorguç olan “peyk”ler bulunmaktaydı. Koşma yeteneklerinden dolayı ilk zamanlar padişahların buyruklarını tebliğ için istihdam edilen peykler, bir tür acele posta hizmeti görmüşlerdi. II.Mahmud dönemine gelinceye kadar Osmanlı Devleti’nde düzenli bir posta sistemi kurulmamıştı. II.Mahmut’un çalışmaları oğlu Abdülmecid’e ışık tutmuş ve ilk Posta Teşkilatı Tanzimat Fermanı ile yaşanan gelişmelerin sonucu olarak 23 Ekim 1840 tarihinde Abdülmecid tarafından Nezaret isminde kurulmuştur. Posta Nezaretinin kurulmasıyla beraber haberleşme örgütü, Osmanlı Devleti halkının ve yabancıların da posta ihtiyaçlarına cevap vermeye başlamıştır. 1840-1842 yılları arasında ilk Posta Nazırlığını Ahmet Şükrü Bey yürütmüştür. 

Posta Nezareti kurulduktan sonra merkezlerde ve taşrada postaneler açılmıştır. İlk postane İstanbul’da Yeni Camii avlusunda Postahane-i Amire adı ile açılmıştır. Postanelerin çalışmaları ilk defa 16 Kasım 1840 tarihinde yapılan I.Posta Kanunu ile düzenlenmişti. Bu kanun Fransız Posta Kanunundan yararlanılarak hazırlanmıştı. İlk memurlar Süleyman Ağa, tahsildar Sofyalı Ağyazar Türkçe dışında yazılmış gönderilerin adreslerini tercüme etmek üzere mütercim olarak atanmışlardır. Kuruluş zamanında Osmanlı postaları her gün değil, çoğunlukla haftada bir defa çıkarılabilmişti. Kara taşımacılığının zorlukları karşısında denizyolundan da istifade edebilmek amacıyla 1859 yılında iki vapur satın alınmış. 1863’te ise Sahil Postaları kurulmuştur. Demiryolları kurulmaya başlandığında, posta taşımacılığı demiryolundan da faydalanmaya başlamıştır.

İlk posta pulu, İngiliz Posta İdaresinin Posta Bakanı Rowland Hill zamanında 6 Mayıs 1840 yılında çıkartılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk posta pulu ise, Beşinci Posta Nazırı Agâh Bey girişimiyle 13 Ocak 1863 tarihinde kullanıma başlamıştır. Bu tarihe kadar mektuplar her postanenin kendine ait mührü ile damgalanırdı. Osmanlı İmparatorluğu’nda 300 seneyi aşan bir süre, ülke içi ve dışıyla haberleşmede yabancı posta servisleride rol oynamıştır.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın