Bektaşilerde Dede’ lere verilen para…

Hakkullah,
Çerağ akçesi,
Alevi ve bektaşi müritleri aydınlatmak için düzenlenen cemaatlerde dedelere yapılan yardım veya verilen para.
Alevi bektaşilerde dedelere, geçimlerini sağlamak için yapılan yardım. Dedelerin görevi, salt cem yönetmek değildir. Yılın belirli günlerinde, kendilerine bağlı yerleşim yerlerini dolaşarak toplum ilişkilerini gözden geçirirler, dedeye bu hizmet karşılığında her talip, daha önceden rehber ya da saygın bir kişinin başkanlığında toplanan kurum kendisine uygun bulduğu salmayı (parayı ya da malı) verir. Kimi kez bu bedel köyce toplanıp ortak verilir.
Alevilerde dini harcamalar cemaate bırakılmıştır. Devletin ya da o dönemdeki
yöneticilerin din üzeride otorite kurmamaları için, dinsel giderlerini Alevi toplumu tarafından karşılanması cihetine gidilmiştir. Demokrasi ve laiklik anlayışında inançların ve dini mekanların devlet kontrolünden ve müdahalesinden çıkarılarak, “sivil topluma” yani “cemaatlere” bırakılması görüşü ve uygulaması, çok eskiden beri hayata geçirilmiştir. 
Aleviler, ibadet kurumlarının idamesini Kur’an’ın şu Ayetleine dayanarak yaşamasını sağlamışlar ve bugüne dek getirmişlerdir. Enfal Suresi 41. nci ve Haşr Suresi 7. nci Ayetleri gereğince; her ikrar vermiş talip ve musahib kardeşler yılda bir kez olmak kaydıyla “Hakk’ullah” diğer adıyla “Çerağlık” vermek farz kılınmıştır.

Din vergisi de diyebileceğimiz bu nakti ya da ayni ödenti kişinin veya ailenin yıllık net kazancının beşte biri (1/5) oranındadır. Alınan bu “Hakkullah” da beş eşit parçaya bölünerek şöyle üleştirilir: 1) Velayet Makamı olarak Hace Bektaş Dergah’ına “Kara-kazan” hakkı. 2) Mürşid Makamına. 3) Pir Makamına. 4) Rehber Makamına. 5) Fakir ve yoksullara. 

Hakkullah yıllık “görgü cemi” döneminde ya da harman sonu rehberler tarafından toplanır ve cemi yürüten dede; hiyerarşik yapıya göre ve köy ya da yöredeki fakir ve yoksulların,ihtiyaç sahiblerin durumları göz önüne alınarak paylaştırılarak dağıtılır.

Bazı dönemlerde dergahlara devlet yöneticiler ve Sultanlar tarafından da “çerağ akçesi” gönderildiğini bilmekteyiz. Alevi dergahları daha çok birer üretim merkezleri şeklinde örgütlenerek çalışmışlardır.

Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın