"Haiku" şiir türünün en büyük temsilcisi olan Japon şair…

Matsuo Başo (Basho),  
Matsuo Bashō (1644 – November 28, 1694)
Haiku’nun babası olarak bilinir. Asıl adı Matsuo Munefusa’ dır. Zen felsefesini benimseyerek “dünyanın anlamını şiirinin yalın anlamı içine sığdırmaya, küçük şeylerde saklı umutları açığa vurmaya ve bütün nesnelerin birbiriyle ilişki içinde olduğunu göstermeye çalıştığını” belirtir.  Türkçede yayınlanan en büyük eseri “Kuzeye giden ince yol – Oku no Hosomichi ” isimli kitabıdır. Haiku’ yu zen budizmi ile birleştirmiş ve onu bir sanatsal gösteri haline getirmiştir.
16. yüzyılda ortaya çıkıp 17-19. yüzyıllarda gelişen, Haiku bir tür Japon lirik bir şiir türüdür. Her devrin usta bir haiku kalemi vardır ancak şimdiye kadar haikunun gelmiş geçmiş en usta kalemi Basho (Başo) kabul edilmektedir.
1644’te Kyoto’nun güneydoğusunda bir kale kent olan Ueno’da doğduğu düşünülüyor. Köklü bir aileden gelen babası geçimini çocuklara okuma yazma öğreterek kazanmak zorunda kalan alt sınıf bir samuray. Ancak -belki de hizmetine verildiği derebeyinin oğlunun etkisiyle- Başo edebiyata merak sarıyor. Şiir sanatını ünlü Kyoto’ lu şair Kigin’ den öğreniyor ve yaşamının ilk yıllarında üzerinde sonsuza kadar etkisini sürdürecek olan iki etkiye maruz kalıyor, Çin şiiri ve Tao öğretisinin ilkeleri.  Başo ustasının ölümünden sonra zamanını Kyoto’ da geçirmeye ve birbirine bağlı beyitler halinde yazılan bir şiir türü olan haikai üzerinde çalışmaya başlıyor. Başo’nun döneminde haikai’ nin ilk beyiti -doğanın özünü yakalayan kısa ve kafiyesiz üç mısradan oluşan- haiku adlı bir şiir üslubuna dönüşüyor. Başo ilk haiku’ sunu her biri kendisi için özel bir anlam ifade eden farklı, örneğin Tosei (yeşil şeftali) gibi takma adlarla  yayımlıyor.
Başo yirmili yaşlarının sonlarına doğru büyük bir sosyal değişimin hızlı nüfus artışının ticari gelişimin yaşandığı Edo’ya (günümüzde Tokyo) taşınıyor. Birkaç yıl içinde de daha sonra Başo Okulu olarak bilinecek olan akımı oluşturacak bir grup öğrenci ve hami ile bir araya geliyor.
1680’de öğrencilerinden biri şair için Sumida Nehri yakınlarında bir kulübe inşa ediyor. Ve kısa bir süre sonra bir diğer öğrencisinin ona bir basho ağacı (bir çeşit muz) gövdesi hediye etmesiyle şiirlerini günümüze kadar gelen adıyla Başo olarak yazmaya başlıyor. Güvenilir kaynaklara göre bu manevi konularda kafasının karışık olduğu ve Zen Budizmi’ni incelemeye başladığı dönem. 1682’de Edo’nun neredeyse tümünü yerle bir eden büyük bir yangında evi yanınca hissettiği keder ve umutsuzluk iyice artıyor. Duygularını şu dizelere döküyor:
Kirazdan her şeyden bıkıp oturdum çamurlu sake’nin ve kara pirincin başına.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın