Sinema makinası ve renkli fotoğrafı bulan, ilk film yapımcıları olan Fransız kardeşler…

Lumiére kardeşler,

Auguste Marie Louis Nicolas (19 Ekim 1862, Besançon, Fransa – 10 Nisan 1954, Lyon) ile Louis Jean (5 Ekim 1964, Besançon, Fransa – 6 Haziran 1948, Bandol), ilk film yapımcıları arasındadırlar. (Lumiére Fransızca “ışık” anlamındadır.)
Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (The Academy of Motion Picture Arts and Sciences), Amerika’nın Los Angeles kentinde 1927 yılında ticaret ve kâr amacı dışında kurulmuş bir Sinema-kültür kurumudur. Bu kurum, her yıl Academy Award of Merit yani yaygın bir deyimle Oskar Ödülleri’ni dağıtır.
Sinema sözcüğünün kökeni Grek dilinde hareket/devinim anlamını içeren kinema sözcüğüdür. Sinemabilim, kinema sözcüğünü, Grek dilinde bir sözcük olan, yazmak veya yazarak anlatmak/açıklamak anlamını içeren graphion sözcüğü ile birlikte kullanır. Hareketi/devinimi yazmak veya onu yazarak anlatmak anlamını içeren kinemagraphion sözcüğü, sinema olgusunun evrimi içinde hareketi fotoğrafla yazmak veya fotoğrafla açıklamak anlamını içeren cinematographe sözcüğüne dönüşmüştür.
Sinema olgusu, Amerikalı T. A. Edison‘un (1847/1931) 1889’da Kinetophonograph (Kinetograph: film çekici kamera, Kinetoscope: film gösterici projeksiyon) adlı film çekme ve film gösterme kamerasını ve daha sonra Amerikalı G. Eastman‘ın (1854/1932) 1889’da 35 mm. negatif/pozitif Kodak perforations delikli şerit filmi buluşundan sonra, İngiliz/İskoç teknisyen W. K. L. Dickson‘un (1860/1935) bu ikiliye katılımıyla 1891’de varolmuştur . T. A. Edison, 1894 Paris sergisinde film çekme ve gösterme üzerine bir gösterisi düzenler. Fransız kimya bilimci Louis Lumiére (1864/1948), kardeşi biyoloji bilimci Auguste Lumiére (1862/1954) ve Lumiére kardeşlerin babaları fotoğraf araç ve gereç sanayicisi Antoine Lumiére (1840/1931), yerleşik oldukları Fransa’nın Lyon şehrinden Paris’e gider. T. A. Edison’un film çekme ve film gösterme gösterisini, 1894 Paris sergisinde izlerler .Fransa’nın Lyon şehrinde 1894’te, film çekme kamerası, film gösterme projeksiyonu ve film baskı makinası (negatif film üstündeki görüntüleri pozitif film üstüne geçirmek için) gibi üç ayrı işlev yapan bir aygıt yaptılar. Lumiére’ler bu makinanın adını cinématographe koydular. Lumiére ailesi, kendi yaptıkları filmleri birkaç ön gösteriden sonra 28 Aralık 1895’te Paris’te, kişi başı 1 frank bilet ücreti karşılığında seyircilere gösterdiler.İngiliz dilinden Fransız diline geçen cinematographe sözcüğünü ilk kez cinématograph sözcüğü biçiminde kullanan Léon Bouly’den sonra Louis Lumiére ve August Lumiére kardeşler ile oğullarını sinemaya yönlendiren baba Antoine Lumiére’dir .
Sinemabilim; göstergebilim (semiology), görüngübilim (phenomenology), toplumölçerbilim (sociometry, insanbilim (antropology), toplumsal insanbilim (socialantropology), toplumsal ruhbilim (socialpsychology), mizahbilim (humourology), ırkbilim (ethnology), dilbilim (philology), sözcükbilim (etymology) nedenbilim (etiology), ulusbilim (ethnography) ile birebir ilişkilidir.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın