Pano, Ayak,
1829 yılında, diğer kömür parçaları Ereğli’nin Kestaneci köyü yerlisi bahriyeden tezkereli Uzun Mehmet tarafından İstanbul’a götürülmüştür. Bu keşif dikkate alınarak mahallinde tetkikler yapılmış ve kömür yataklarının bulunduğu kanısına varılarak, Uzun Mehmet’ e hayatı boyunca aylık bağlanmış, fakat kendisi bu mükâfattan istifade edemeden öldürülmüştür. Kömür Madencilik faaliyetlerinin başladığı 1848 yılından bu yana son yüzyıl içinde gelip geçen idareler aşağıdaki devrelere ayrılabilir;
1. Hazineihassa idaresi (1848-1865): Bu ilk yıllar esnasında kömür havzasının çalıştırılması muhtelif yabancı ve yerli yatırımların kontrolü altında kalmıştır.
2. Osmanlı Bahriyesi (1865-1908): Bu devrede havzanın idaresi Osmanlı Bahriyesinin kontrolü altına geçmiş, fakat maden ocakları ingiliz, Rus, italyan, Alman ve Belçikalı yabancı şirketler tarafından işletilmiştir.
3. Nafia Nezareti ve daha sonra Ziraat Vekâleti ve Ticaret Odası (1908-1920) : Kömür havzasının Alman idaresi altındaki Birinci Dünya Savaşına rastlayan yıllar hariç, bu süre Fransız ve italyan şirketlerinin en kuvvetli olduğu bir devirdir.
4. Cumhuriyet Hükümeti ve yerli şirketler (1920-1940) : 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını takip eden sürede Millî Hükümet memleketin artan ihtiyaçlarını karşılamak için havzanın gelişmesinde özel sektörü teşvik etmek üzere onu himayesine almıştır. 1936 yılında, Cumhuriyet Hükümetinin Fransız sermayeli Ereğli Şirketinin elindeki imtiyazları satın almasıyle millileştirilmeye doğru ilk adım atılmıştır. Bunlar millî bir banka olan Etibanka devredilmiş ve ilk millî kömür müessesesi «Ereğli Kömürleri İşletmesi» tesis edilmiştir.
5. Etibank ve daha sonra Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ), (1940-zamanımıza kadar) : Millîleştirmeyi müteakip başlangıçta bir hazırlık programı yapılmıştır. Kömür ve benzeri yakıtların tek elden idaresini sağlamak üzere, 1957 yılında, Türkiye Kömür işletmeleri Kurumu (TKİ) tesis edilmiştir. Kurumun başlıca vazifeleri turba, linyit ve kömür yataklarını araştırmak ve işletmektir.
