Kırık kemikleri bir arada tutmaya yarayan nesne…

Atel, (Fr. attelle, İng. splint),
Kırık kemik vb. sarmaya yarayan ince tahta veya ona benzer sert madde, splint. 
Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek. Tahta, parçası, mukavva, sert karton, sert plastik, yastık ve üçgen sargı bezi atel olarak kullanılabilir. Atel kol ve bacak kırıklarında kullanılır. Bacaktaki kırık diz ile kalça arasında ise atelin boyu topuktan koltuk altına kadar uzatılmalıdır. Kırık diz ile ayak arasında ise atelin boyu topuktan kalçaya kadar olması yeterlidir.
Kırık, Kemik bütünlüğünün bozulmasıyla sonuçlanan kemik ayrışmaları, Çıkık’ ların ise eklemi saran bağların ve kasların yırtılıp eklem uçlarını oluşturan kemiklerin birbirinden tamamen ayrışmasıdır. 
Burkulma ise eklemi saran bağlar tam yırtılmamakta, sadece zedelenmekte ya da kısmen yırtılmasıdır. Tüm bu yaralanmalar direkt travma ya da indirekt travma sonucu oluşur. Kırık ya da çıkık oluşmasında travmanın şiddeti kadar kişinin vücut direnci yani kemik kalitesi, bağlarının gücü ve kas gücü de önemli faktörlerdendir. Genellikle halk arasındaki kırık ve çıkıklarda şiddetli ağrı olduğu sanılıyor. Oysa bu ifade doğru değildir. Öyle kırıklar vardır ki hasta kırık olan bölgesini kullanmaya, hatta üzerine basıp yürümeye devam edebilir. Gerçekten de kırık ve çıkıkları oldukça ağrılı yaralanmalar olmakla birlikte, ağrının şiddeti vücudun o bölgesinde kırık veya çıkık olup olmadığını değerlendirmek için bir ölçü olarak kullanılamaz.

Önemli kırıklar;
Köprücük Kemiği Kırıkları: 
Kırık olan köprücük kemiği tarafındaki koltukaltı hareketsizliği sağlamak için bezle doldurulur. İki köprücük kemiği üzerine de katlanmış sargı konur ve koltuk altından bağlanır. Sargının devamı iki sargı arasından geçirilerek gerilir ve iki omuz aynı düzeye gelince bağlanarak bırakılır. Kırık olan kol askıya alınır, kırık her iki kolda da varsa iki kol da askıya alınmalıdır. Bu gibi durumlarda atel kullanılmaz ve hasta oturtularak sevk edilir.
Kol Kemiği Kırıkları: 
Kırık kolun bulunduğu taraftaki koltukaltı boşluğu doldurulmalıdır. Atel, bezle beraber iki yerden bağlanır. Kola doksan derecelik bir açı verilerek geniş bir sargı ile diğer kol koltukaltından bağlanır. Diğer kırıklarda olduğu gibi hasta oturtularak sevk edilir.
Ön Kol Kemiği Kırıkları: 
İki atel var ise başparmak yukarıda kalacak şekil de kolun 2 tarafından atellenir, tek atel varsa avuç içi yere gelecek şekilde atelin üzerine yerleştirilir. Bilek altındaki boşluk avuç içiyle beraber pamuk ile doldurulur. Kol ile atel bağlanır ancak düğümlerin atelin üzerine gelmesi gerektiğini göz önünde bulundurmak gerekir. Kırık kol, üçgen sargı ile askıya alınır ya da çengelli iğne ile ceketin üstüne iğnelenir. Hasta oturtularak sevk edilir.
Kaburga Kemiği Kırıkları: 
Belirtiler şu şekildedir; soluk alıp verme güçlüğü, batma hissi vardır ve kırık sayısına göre göğsün bir bölümü kalkık bir bölümü inik görünür. Kaburga kırıklarında tespit işlemi iki türlü yapılabilir; Önce, yaralıya derin nefes alıp vermesi söylenir, yaralı bu işlemi yaparken, kırık kaburganın ortasına konan sargı ile sağlam taraf koltuk altında bağlanır. Koltuk altı hareketsizliği sağlamak amacıyla bezle desteklenir ve kol kırk beş derece açı ile ve parmaklar karşı koltukaltını bulacak şekilde askıya alınır. Yaralı oturtularak sevk edilir.
Omurga Kırıkları: 
Yaralının solunumu kontrol edilir. Solunum yolu açık değilse, omur kırıklarında çene göğüsten yavaşça ayrılırak açılır. Omurga kırıkları felç riski açısından önemlidir. Hasta, sert bir yere yatırılır ve boşlukta olan kısımları doldurulur ve düşmemesi, hareket etmemesi için geniş bantlarla bağlanır. Eğer sert bir zemin, tahta veya sedye yoksa, iki atel hastanın yan taraflarına konur ve geniş bantlarla bağlanır. Omurga kırıklarında yaralının sedyeye konma kısmı ayrı bir önem taşır. Bu işlemde, baş ve boyundan, sırt ve kalçadan, bacak ve ayak bileğinden ayrı ayrı tutması için üç kişi gereklidir ve hepsi birlikte çalışarak aynı anda yaralıyı kaldırmalıdırlar. Boyun omuru kırığı söz konusu ise dördüncü bir kişi gerekir ve o kişi de yaralının başı için gerekli emniyeti sağlar. Felç riski göz önüne alınarak, yaralı ayağa kaldırılmamalı ve diğer kırıklardaki gibi oturtulmamalıdır.
Kalça Kırığı: 
Omurga kırıklarındaki müdahaleler kalça kırığı için de geçerlidir.
Bacak Kemiği Kırıkları: 
Söz konusu kırık diz ile kalça arasındaysa, atel belden topuğa kadar uzatılır. İki atel iç kısma, iki atel de bacak ortada kalacak şekilde yerleştirilir ve bağlanır. Son olarak da hareketsiz kalmasını sağlamak için iki bacak birbirine bağlanır.
Kırık, diz ile ayak arasındaysa, diz ile kalça arasında olan kırık işleminin aynısı uygulanır. Sadece, dıştaki atel, kalça ile topuk arasına uzatılır.
Eğer bulunulan yerde atel yoksa iki bacak arasına yumuşak bir örtü, ceket ya da bu tür bir madde sıkıştırılarak iki bacak birbirine bağlanır. Yaralı her iki şekilde de yatar vaziyette sedye ile gönderilir.

 

Kaynak: 
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın