Çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden, öykü ve roman yazarı…

Muzaffer Buyrukçu (1930 – 2006),
1930’da Niğde’de doğan Buyrukçu; daha sonra ailesiyle beraber İstanbul’a geldi. Öğrenimini orta 2’nci sınıfta yarıda bıraktı. Küçük yaşta çalışma hayatına atılan Buyrukçu, İstanbul ve İzmir’te aşçı yamaklığı, kunduracılık, inşaat işçiliği, frezecilik, Son Telgraf Gazetesi’nde müstahdemlik yaptı. Daha sonra Toprak Mahsulleri Ofisi’nde memur olarak çalışmaya başlayan Buyrukçu, 1971’de buradan emekli oldu. Bir çocuk babası olan Muzaffer Buyrukçu, edebiyatımızın en saygın ödülleri kabul edilen Haldun Taner Öykü Ödülü, Yunus Nadi Öykü Armağanı, Sait Faik Hikaye Armağanı gibi ödüllerin de sahibiydi.
Sanat hayatına, 1945’te kapıcı olarak çalıştığı Son Telgraf’ta yayımlanan öyküleriyle başlayan Muzaffer Buyrukçu Korkunun Parmakları (1958 Dost Dergisi Birincisi), Kuyularda (Otağ Dergisi 1962 birincisi) Bulanık Resimler’le 1962 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü, Kavga ile de 1968 Sait Faik Armağanı’nı kazandı. Yüzün Yarısı Gece ile de Haldun Taner Öykü Ödülü ve Yunus Nadi Öykü Armağanı de aldı. Edebiyat dergilerine geçişi ise 1953 başlarındadır. Konularını İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan dar gelirli ailelerin dertli,çekişmeli hayatlarından alan Buyrukçu,yedi hikâye kitabı çıkardı.
Eserleri;
Roman, Mağara (1971) Bir Olayın Başlangıcı (1970) Gürültülü Birkaç Saat (1969) Dar Sokaklardaki Duman (1993) Gece Bitmedi (1995) Dışarıdaki Rüzgar (1998) Akan Sular Şarap Olsa (1998) Ucu Güllü Kundura (1998), Eski defterler.

Öykü, Katran (1956) Acı (1957) Korkunun Parmakları (1959, Dost Dergisi 1958 yılı birincisi) Bulanık Resimler (1961, Türk Dil Kurumu 1962 yılı Öykü Ödülü) Kuyularda (1962, Otağı Dergisi 1962 yılı birincisi) Cehennnem (1966) Kavga (1968 Sait Faik Armağanı) Şarkılar Seni Söyler (1982) Günlerden Bir Gün (1983) Hüzünlü Kar Çiçekleri (1987) Her Yer Karanlık (1989) Bin Hüzün (1990) Şarkı Gibi (1992) Yüzün Yarısı Gece (1994, 1994 Yunus Nadi Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü) Telefon Konuşmaları (1997) Bir Aşk Daha (1996) Ucu Güllü Kundura (1998, Cumhuriyet Kitapları) Dumanı Tüten Çay Gibi (1999) Yalnızlığın Arkasındaki Gülümseme (2001) İpek Pijamalı Katiller (2004) Ay Kokuyor (2004)
.

Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın