Bilim adamının dünyaya bakış açısını şekillendiren şey nedir

PARADİGMA

Paradigma nedir felsefe tarihi içerisinde önemli bir soru olmaya devam etmektedir. Paradigma, bilim adamının dünyaya bakış açısını şekillendiren, ona araştırdığı varlık alanlarındaki fenomenleri yorumlamak için kuramsal bir çerçeve çizen, döneminin hakim gücüdür. Kuhn’a göre felsefi anlamda paradigma, bir bilim alanını belli bir dönem yöneten ve kuramsal çerçevesini şekillendiren hakim görüştür. Diğer bir görüşe göre, bir paradigma, çok yönlü olarak kuram, model ve yaklaşımları da kuşatan, bir araştırmada araştırmacının doğa, olgu ve olaylara ilişkin temel bakış açısını, kısacası dünya görüşünü ifade etmektedir. Bu açıdan herhangi bir bilimsel konu üzerine araştırma, araştırmacının yatkın olduğu araştırma paradigmasına göre şekillenecektir. Araştırmacının yatkın olduğu felsefi arka plana göre bir bilimsel konu araştırmasında nicel, nitel veya karma araştırma paradigmalarından biri kullanılabilir.
Bir paradigmanın hakim olabilmesi için dönemin önde gelen düşünürleri ve bilim adamları tarafından benimsenmesi gerekmektedir. Yeni bir paradigmanın doğması veya var olanın revizyona girmesi için mevcut sorunları çözmede başarısızlığa uğraması gerekmektedir . Bu başarısızlık neticesinde, bir önceki paradigma taraftarları her ne kadar direnç gösterseler de yeni bir paradigma ortaya çıkarak diğerinin yerini alır. Paradigmalar, her başarısızlığa uğradığında yerini bir başkasına bırakır. Bilime hakim anlayışların sürekli değişiyor olması nesnel gerçekliğin doğru şekilde bilinemez oluşunun nedenidir. Dolayısı ile insanın bilgi ve ufku geliştiği sürece bilimsel anlayışın değişimi kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımızda duracaktır.
Bu kavram, Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eseri ile adını çok daha fazla duyurmuştur. Özellikle bilimsel araştırma yöntemlerinin yapısı, anlayışı ve veri araçları bu kavram etrafında şekillendiği için güncelliğini asla yitirmeyen bir kavramdır.

Paradigmaların Dönüşüm Tarihi

Bilim tarihi boyunca birçok farklı paradigma farklı dönemlerde etkinliğini sürdürmüştür. Her bir bilimsel araştırma anlayışı belli bir süre devam etmiş ve cevaplayamadığı soru çoğalınca yerini bir başkasına bırakmak zorunda kalmıştır. Fakat bazen aynı dönem içerisinde birçok farklı paradigmada varlığını sürdürebilmiştir. Aşağıda bilimsel paradigma örneklerini görebilirsiniz.

Pozitivist Paradigma Nedir?

Bu paradigmalardan biri olan pozitivizm belki de adından en çok söz edilen paradigmalardan biri olmuştur. İnsanı, doğa bilimlerinin sistematik ve şaşmaz araç ve yöntemleri ile anlamaya çalışan pozitivist paradigma, dönemin hakim bilimsel araştırma anlayışı haline geldiği görülmüştür. Pozitivist paradigma, toplumsal olanın doğal olandan farklı olmadığını, dolayısıyla doğa bilimlerinde uygulanan açıklama yönteminin sosyal alanlarda da başarıyla uygulanabileceğini ileri sürmektedir. Pozitivist bilimsel araştırma anlayışı doğa kanunlarının şaşmaz ahenginden yola çıkılarak tasarlanan deney, gözlem, tahmin edilebilirlik gibi araç ve yöntemleri kullanarak metafiziğin tüm dayanak noktalarına saldırmıştır. Doğa bilimlerindeki tümevarım yöntemi pozitivist paradigma ile sosyal bilimler alanına girmiştir. Pozitivist anlayış var olan her şeyin niceliksel olduğu söylemini sosyal bilimler alanının temel araştırma yöntemi olarak kullanmıştır.

Post-Pozitivist Paradigma Nedir?

Pozitivist paradigmanın hakimiyeti uzun yıllar devam etmiştir. Fakat özellikle 20. yüzyılda pozitivizme getirilen sert eleştiriler ve pozitivist anlayışın açıklamakta yetersiz kaldığı sorunlar nedeniyle yeni paradigmaların doğuşu için uygun şartlar ortaya çıktı. Post-pozitivist paradigma böylesi bir zeminde ortaya çıktı. Bir bakıma pozitivizmin ılıman şeklidir. Pozitivist araştırma yöntemlerinde araştırmacı nicel metotları kullanırken, post-pozitivizmde ise, pozitivist eğitime ilave olarak nitel metotları da öğrenirler. Pozitivizmde araştırmacı ve araştırma konusu olan unsurlar arasında kesin ayrımlar vardır. Fakat post-pozitivizmde araştırmacı ile araştırılanlar arasında daha fazla bir etkileşim söz konusudur. Aslında bu yöntem pozitivizmin sosyal bilimler alanındaki sorunlu hakimiyetini düzenlemek için kullanılmıştır. Tarafsızlık, geçerlilik ve güvenirlik gibi kavramları yol haritası edinen post-pozitivizm paradigması, araştırmacı ve araştırılan arasındaki aşılmaz engelleri kaldırmaya çalışmıştır.

Hermeneutik veya Yorumlayıcı Paradigma Nedir?

Zamanla post-pozitivizm paradigmanın da sosyal bilimler alanındaki hakimiyeti sorgulanmaya başlanmıştır. Özellikle antropoloji alanında ortaya çıkan araştırma yöntemleri sosyal bilimler için bir aydınlanmaya sebep olmuştur. Antropoloji ile ilgilenen bilim adamlarının, tarihin farklı dönemlerindeki kültürleri anlayabilmek için o dönemdeki insanların gözüyle olaylara bakılması gerektiği düşüncesi sosyal bilimler için esin kaynağı olmuştur. Böylelikle sosyal bilimler alanında Hermeneutik yada Anlama paradigması tarih sahnesine çıkmıştır. Hermeneutik yorumlama sanatı veya anlama öğretisidir.  Pozitivist anlayışın rasyonel boyun eğişine karşı bir başkaldırı olan  Hermeneutik paradigma sosyal bilimlerde araştırmacı ve araştırma konusu arasındaki sert bariyerleri ortadan kaldırır. Hermeneutiğe göre araştırmacı, araştırma konusu içinde şekillenmiş bir varlıktır. Örneğin kültürü araştıran bir araştırmacı aynı zamanda araştırdığı kültür tarafından yaratılmış bir varlıktır. Hem araştırmacı hem araştırılan dinamik bir yapıya sahip olmaları yanında sürekli bir etkileşim içerisindedir.

Eleştirel Paradigma Nedir?

Araştırma paradigmaları içerisinde bir diğer önemlisi Eleştirel Paradigmadır. Bu bilimsel araştırma anlayışı,  1930’lu yıllardan sonra iletişim araçlarının yaygınlaşması ile bu araçların insan davranışları üzerindeki etkisini araştırma çalışmalarında kullanılmıştır. Bu açıdan, Eleştirel anlayışın kitle iletişim araçlarının eleştirel ve yaratıcı düşüncelerin ortaya çıkmasındaki rolünü sorgulayan bir yapısı vardır.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın