Asma hastalığı…

Mildiyu, (Fr. mildiou, mildew). 
En çok bağlarda görülen, peronospora cinsinden, emeçlerini bitkilerin yapraklarına salarak yaşayan asalak bir mantarın oluşturduğu hastalık.
Bağcılar arasında Pronos diye bilinen bir fungal (mantari) hastalıktır. Daha çok yağışlı ve rutubetli ilkbahar ve yaz başlangıcında dikkati çeker. Kurak bölgelerde ve yörelerde pek görülmez. Ülkemizde, külleme hastalığı gibi her yıl görülen bir hastalık değildir. Ancak görüldüğü yıllarda ve yerlerde mücadelesi yapılmazsa çok büyük ürün kayıplarına yol açar. Asmanın her türlü yeşil organını (yaprak, sürgün, salkım, sülük) hastalandırabilir. Sürgünler 25 cm boya ulaşınca hastalık önce yapraklarda dikkati çeker. Başlangıçta yaprak bir yağ lekesi görünümünde olan lekelerin bir süre sonra alt yüzünde beyaz bir küf örtüsüyle kaplandığı görülür. Bu kısımlarda yaprak rengi sarımtıraktır. Lekeler zaman geçtikçe büyür orta kısımları kızarır kurur ve dökülür. Sürgünler de bazen hastalığa yakalanır. Hastalık şiddetli olursa sürgünleri kurutabilir. Çiçek salkımlarının hastalığa yakalanmaları sıkça görülür. Böyle çiçek salkımları bembeyaz bir küf örtüsüyle kaplanır ve sonuçta kururlar. Daneler ise külleme hastalığında olduğu gibi çatlamaz sadece suyu çekilir, buruşur ve adeta meşinleşir. Özellikle hastalığın art arda görüldüğü yıllarda ve yerlerde yere dökülmüş hastalıklı yaprakları ve omca üzerinde hastalıklı kısımları toplayıp imha etmek bir sonraki yıl için yararlı olur.
Bugün ülkemizde bu hastalık için geliştirilmiş tahmin ve uyarı sistemi ile uygulamaların yapıldığı bölgeler olduğu gibi klasik mücadelenin uygulandığı yöreler de vardır. Tahmin ve uyarı sistemine ileriki sayfalarda yer verileceği için burada klasik mücadele biçimine değinilecektir. Hangi sistem uygulanırsa uygulansın mücadeleye hastalık görülmeden önce başlamak esastır. Bu bakımdan genellikle sürgünler 20-25 cm. boya ulaştığında 1. ilaçlamayı yapmak gerekir. 2. ve daha sonraki ilaçlamalar için yörede hastalığın görülüp görülmediğine ve havanın yüksek orantılı nemli, yağışlı ve çiğli olup olmadığı dikkate alınarak karar verilir. Hastalığın çıkışı için uygun koşullar varsa ilaçlamalara devam edilmelidir. Mildiyöye karşı bordo bulamacı veya ruhsatlı diğer hazır ilaçlar koruyucu olarak kullanılabilir. İlaçlamalara nem ve yağış devam ettiği sürece devam edilmelidir.

İlaçlamalarda dikkat edilmesi gereken husus pülverize edilen ilacın, omcanın bütün yeşil aksamını ve özellikle de yaprakların alt ve üst yüzeylerini ince zerreler halinde tam olarak kaplamasını sağlamaktır. 

Bağlarda Ölü Kol Hastalığı, Bağlarda görülen fungal (mantari) hastalıklardan biridir. Omcanın bütün yeşil kısımlarında görülebilir. Ancak daha çok sürgünlerde dikkati çektiği için, bir sürgün hastalığı olarak bilinir. Bu yüzden bazı yörelerde sürgün kuruması olarak da anılır. 
Kurşuni küf hastalığı, Sadece bağda değil çok sayıda bitkide görülmektedir. Hastalığı bir tür fungus (mantar) meydana getirir. Ilıman ve serin, yağışlı iklimler hastalığı teşvik ederler. Hastalık daha çok üzümlerin olgunlaşma dönemi ile birlikte ortaya çıkmaktadır. 
Bağ Küllemesi, Bağ hastalıkları arasında en fazla bilinen ve en sık görülenidir. Hastalığı bir tür fungus (mantar) meydana getirir. Hastalık omcanın bütün yeşil organlarında görülebilir. İlk gelişme döneminde genç yapraklarda hastalık güç farkedilir. Yaprağın alt yüzünde yağ lekesine benzeyen, üst yüzünde renk açılması gösteren belli belirsiz tekeler oluşur. Yaprak yaşlandıkça normal parlaklığını kaybeder, kalınlaşıp gevrekleşir.
Bağ Kanseri, Bu hastalığı bir tür bakteri meydana getirmektedir. Bağcılık yapılan hemen her ülkede görülen bu hastalığa ülkemizde Orta Anadolu bağlarında daha sık rastlanmaktadır. Ege Bölgesi’nde ise soğuk ve don olaylarının fazlaca görüldüğü kesimlerde dikkati çeker.

Bağ kanseri, fidanlıklarda, asma fidanlarının aşı yerlerinde ve köklerinde omcalarda ise toprak üstü kısımlarında, fındık veya ceviz büyüklüğünde tümörler şeklinde görülür. Tümörler yeni meydana geldiğinde yuvarlak, yüzeyleri düz, renkleri açık kahverengi ve yapıları yumuşaktır. Eskidikçe renkleri esmerleşir ve yüzeyleri çatlayarak girintili çıkıntılı bir hal alır. Adeta karnabahar çiçeğini andırır.

Kav, Hastalığın etmeni Fames, Cephalosporium ve Stereum (Phellinus) cinsi mantarlardır.  En önemli belirtisi taneler üzerinde küçük, yuvarlak, koyu renkli noktalardır.  Bu noktaların etrafı kahverengi-morumsu halkalarla çevrilidir. Kav hastalığının  belirtisi olan bu noktalar, meyve tutumundan olgunlaşmaya kadar hemen hemen  her dönemde meydana gelebilir ve salkımın tümünü ya da bir kısmını etkileyebilir.  Şiddetli olarak bu hastalığa yakalanmış asmalarda taneler çoğunlukla çatlar ve  kurur ya da çürümeye yüz tutar.    
Yapraktaki belirtiler ise, genellikle salkımda benekli tanelerin oluşmasıyla  birlikte gelişir. Tipik olarak hastalıkla bulaşık olan yapraklarda damarlar  arasında küçük, klitorik (sararmış) alanlar oluşur ve sonra bu alanlar  genişleyerek kururlar. Kırmızı renkli çeşitlerde ölü olan bu damarlar  arası alanlar koyu kırmızı renkle çevrilidir. Şiddetli enfeksiyonlarda  yapraklar sonunda dökülür ve sürgünler uç kısımdan itibaren geriye doğru kurur.  Bu tip belirtiler hastalığın şiddetine göre gelişme döneminin her aşamasında  ortaya çıkabilirse de genellikle Temmuz-Ağustos aylarında tipik olarak kendini  gösterir.
Bağ Zararlıları ;
Maymuncuk, Maymuncuklar genellikle siyah veya koyu kahverenkli 5-15 mm boyunda böceklerdir. Vücutlarının üzeri yaldızla kaplı veya çizgilidir. Ağız parçaları kısa ve geniş hortum şeklindedir. Yurdumuzda bölgelere göre zaman zaman yoğun olarak bulunmakla beraber daha ziyade kumsal ve taban yerlerde tesis edilmiş olan bağlarda her yıl ve yer yer görülürler. 
Bağ Salkım Güvesi, Salkım güvesi ergini küçük bir kelebektir. Kelebeğin kanat açıklığı 10-12 mm, boyu 6 mm kadardır.
Unlu Bit, Ergin dişi oval ve yassı biçimde, 3.5 mm uzunluğunda, 2-2,5 mm genişliğindedir. Vücut rengi sarı veya sarımsı turuncudur. Ancak üzeri un görünümünde beyaz mumsu tabaka ile örtülü olduğu için beyaz renkte görünür.
Bağ Uyuzu, Bağ yaprak uyuzunu meydana getiren zararlı, gözle görülemeyecek kadar küçük bir akardır. Akar kışı asmanın gözlerindeki tüyler arasında, kalın ve ince dalların çatlakları arasında ergin halde geçirir. İlk baharda taze yapraklara geçerek beslenmeye başlar. Yaprakları alt yüzünden emer. Emgi yaptığı yerlerde yaprak üst yüzüne doğru kabarcıklar meydana gelir. Kabarcıkların içinde beyaz renkli tüyler meydana gelir. Dişiler bu tüylerin arasına yumurtalarını bırakır. Yumurtalar açılınca çıkan yavrular da aynı erginler gibi beslenerek zararlı olurlar.
Bağ Filokserası, Filokseranın köklerde yaşayan formuna kök filokserası, yapraklarında yaşayan formuna yaprak filokserası denir. Kök filokserası yerli asmaların köklerinde, yaprak filokserası ise Amerikan asmalarının yapraklarında zarar yapar. Kök filokserası oval veya armut şeklinde, sarımsı yeşil esmer, kırmızı kahverengine kadar değişen renklerdedir. Sırtında koyu renkli lekeler vardır. Ağız uzun bir emici hortum şeklindedir. Vücut uzunluğu 0,5-1,3 mm’ dir. Yaprak filokserası ise 1,5-1,7 mm, sarı renkli sırt kısmı lekesizdir. Emici hortumu daha kısadır.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın