Eskimoların buzdan yaptıkları kulübelere verilen ad..

İglo ya da iglu (İnuitçe: İglu) İgloo, Eskimoların (İnuitler) bir kısmının sürekli olarak ya da av sezonlarında geçici olarak yaşadığı sıkıştırılmış kardan ev.
İglo, İnuit dilinde “ev” anlamına gelir ve yerel dilde çadır, çamur ya da modern evler için de kullanılır.
İglo yapmak için, çok sert kar gerekir. Yaklaşık bir metre boyunda, 40 santimetre eninde ve 20 santimetre genişliğinde kardan tuğlalar kesmektir. Kardan tuğlalar, yaklaşık iki metre çapında bir daire oluşturacak biçimde bitişik olarak yerleştirilir.Duvarların ilk katını tamamlayan üç tuğla, eğim oluşacak biçimde kesilir. Böylece, tuğlalar üst üste dizildikçe, duvarlara kubbe biçimi vermek kolaylaşır. Tuğlalar yerleştirilirken, bir yandan da aralarındaki boşlukların ve çatlakların hem içeriden hem dışarıdan karla iyice kapatılması gerekir. Daha sonra duvara hava delikleri de açılır. En son olarak, kubbenin tepesine koyulacak tuğla şekillendirilir. Bu tuğlanın, deliğe tam uyacak biçimde kesilmesi ve yerine özenle yerleştirilmesi gerekir.
Bir iglonun sıcaklığı +4 derecedir.Ama içinde bulunan insanların vücut sıcaklığı, iglonun sıcaklığını 16-17 dereceye çıkarabilir.
İglonun içinde, yaşamaya uygun duruma gelmesi için gereken son bir şey daha vardır: İnuit, bir elinde lambayla içeri girerek buz kalıplarının iç yüzeyini eritmek için lambayı duvara yaklaştırır. Eriyen buzlar, soğuk nedeniyle hemen donarak iglonun iç yüzeyinin buzla kaplanmasını sağlar. Böylece yapının sağlamlığı artar. Yapım aşamasında içeri girip çıkabilmek için genellikle iglonun duvarında geçici bir kapı açılır. Kubbe tamamlandıktan sonra, bu kapı da kardan tuğlalarla örülerek kapatılır. Daha sonra, yapının yarım metre uzağında, içeri kadar ulaşan küçük bir tünel kazılır. İglonun gerçek girişi burası olacaktır. Tünelin bulunduğu yerin üzeri, kardan tuğlalarla kemer biçiminde örülerek kapatılır. Böylece rüzgar kolay kolay içeri giremez. Giriş tüneli, sıcak havanın iglonun içinde kalmasına da yarar. Tünelin, meraklı bir kutup ayısının içeri girmesine olanak verecek kadar büyük olmaması gerekir. Burası, yetişkin bir insanın emekleyerek içeri girmesine yetecek büyüklükte olmalıdır. Birkaç aile birlikte ava gittiğinde, bazen iglolar tünellerle birbirine bağlanır. Böylece insanlar hiç dışarı çıkmadan öteki iglolara ziyarete gidebilirler.

Aydınlanmak için yararlanılan lambanın ısısı ve içeridekilerin bedenlerinden yayılan ısı, içerisinin sıcacık olması için yeterlidir. İçinde yaşanmaya başladıktan sonra duvarların iç yüzeyi sıcaklık değişimlerine bağlı olarak eriyip donmayı sürdürür. Bu arada dışarıda yağan kar da, iglonun üzerine düşer düşmez eriyip kısa sürede donar. Birkaç gün sonra iglo, en sert fırtınalara, hatta üzerine çıkan bir kutup ayısının ağırlığına bile dayanacak kadar sağlamlaşmış olur. İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.

Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın