1847-1912 yılları arasında yaşamış, "Drakula", "Kefenli Kadın" gibi romanları ile tanınmış, İrlanda’lı yazar …

Abraham Bram Stoker, (8 Kasım 1847 – 20 Nisan 1912) İrlandalı yazar.

8 Kasım 1847 tarihinde İrlanda’nın başkenti Dublin’de dünyaya geldi. Yaşamının ilk yıllarında hiçbir doktorun teşhis edemediği bir nedenden ötürü yatalak hastaymış. Sekiz yıl sonra bir gün ayağa kalkmış, yürümeye başlamış. Zamanla vücudu gelişerek Dublin Trinity College’in en çok ödül alan sporcusu olmuş.

Babası tiyatro tutkunu orta halli bir devlet memuruydu. Öğrenimi bittikten sonra Abraham da 1890’da devlet memuru oldu. Aynı zamanda bu yıllarda başyapıtı Drakula’yı yazmaya başladı. 10 yıl bu görevi sürdürürken ücret talep etmeksizin tiyatro eleştirileri yazarak babasının merakını da sürdürdü. Nihayet 1896’da yazdığı bir yazı ile dönemin ünlü oyuncusu Henry Irvıng tarafından keşfedildi. İki yıl sonra devlet memurluğundan istifa ederek Londra’ya yerleşti.

Irving’in yanında çalışıp sahne amirliğinden özel sekreterliğe yükseldi ama yazarlığı da bırakmadı. 1897’de Dracula romanını baskıya verdi. (Yayıncılar romanı çok uzun bulduğu için romandan çıkarttığı giriş kısmı Dracula’ s Guest ilk basımlarda yer almamıştır. Stoker’ın ölümünden sonra eşi bu bölümü yayınlamıştır.)

Bu roman çok tutulunca zaten acemi bir yazar olmayan Stoker, hayatının geri kalanını bir edebiyatçı olarak geçirir, evlenir ve çok sevdiği dostu olan Henry Irvıng’in yanından ayrılmaz. Kimilerine göre araları bu kadar iyi değildir; hatta Dracula’nın dış görünüşünün, hırsının, despotluğunu, kendini beğenmişliğinin de Irvin’den geldiğini iddia edenler de vardır.

Stoker karakter olarak kontrollü, ciddi, kültürlü, yetenekli biridir. Davranışları ve dış görünüşü Victoria çağını temsil eden kibar bir centilmendir. Aynı zamanda maceraprest, heyecanlı ve tutkuludur da. Bunun en güzel örneği Thames Nehri’ nde sandalı ile gezerken sulara atlayan birini görüp hemen suya atlaması ve erişip sahile çıkarmasıdır. Bu kişinin hayatını kurtaramasa da cesaretinden ötürü bir bronz madalya ile ödüllendirilmiştir.

1975’te ilk kez yayınlanan Bram Stoker’ın biyografisinde (A Biography of Bram Stoker) Daniel Farson yazarın özel yaşamını, eşiyle olan fırtınalı ilişkilerini açıklar. Biyografiye göre güzelliği ile nam salan Bayan Stoker ilk çocuklarından sonra yatak odasının kapılarını Bram Stoker’a kapar. Stoker evlilik dışı birçok cinsel ilşkiye –çoğu fahişelerle olmak üzere- girmiştir. 20 Nisan 1912’de frengi’den ölmüştür.  Kaynak; vikipedi.

Eserleri;
  • Drakula
  • Denizin Esrarları (1902)
  • Yedi Yıldızlı Mücevher (1904)
  • Kefenli Kadın (1909)
  • Beyaz Solucanın İni (1911)

Vampir (günbatımı ile şafak arasında dirilerek mezarından çıktığına, insanlara saldırıp kanlarını emdiğine inanılan canavardır.)  filmleri ile Drakula hızla sinemalara hakim oldu. Etnik kökeni Macar olup, Transilvanya’da yaşamaktadır. Ulah prens III. Vlad’dan esinlenerek yaratılmıştır. Bram Stoker’ın 1897 tarihli Dracula romanında ilk olarak adı geçmiştir.

19.yy.’da vampirler hakkında yazılmış başka eserlerde vardır. Yazılmış bütün hikayeler arasında Bram Stoker’ın “Drakula”sı en iyi vampir hikayesidir. 

Bir yüzyıldan daha fazla zaman sonra bugün bile 1897’de yarattığı Drakula en çok bilinen vampir imajıdır. Yine de aslında 2 Drakula vardı. Biri Stoker’ın uydurma yaratığı,diğeri ise gerçekte yaşamış olandı. Gerçek olan Vlad Tepeş, kazıklı Vlad ya da şeytan anlamına gelen Drakul olarak biliniyordu. Aynı zamanda O’na “Drakul’un oğlu”anlamına gelen Drakula da deniliyordu.


Vlad Drakula’nın etkisi altında kalan, Bran Stoker’ın yarattığı vampir en iyi olmuştur. 1922’de yapılan Alman filmi Nosferatu’da Stoker’ın tam olarak istediği gibi betimlenmiştir.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın