Ilgınlar derinlere inen kökleriyle toprak tabakanın alt kısımlarındaki tuzu çekip yapraklarında biriktirirler. Bundan dolayı ılgınlara “tuz sediri” (salt cedar) de denilmektedir. Ilgın yapraklarının dökülmesiyle de toprak yüzeyindeki tuzluluk oranı artar. Bitki çevresinde artan yüzey tuz oranı, diğer çoğu bitkinin yaşamasına engel olacaktır. Bazı botanikçi yazarlar, bu nedenle ılgın ağaçlarını, “istilacı” ve “diğer bitkilerin yaşamını sınırlayıcı”ağaçlar olarak tanımlarlar.
Ilgınlar azman bir su tüketicisi olarak da ün salmışlardır. Büyükçe bir ılgın ağacı tek başına günde 750 lt su tüketmektedir. Ilgınların, yer altı su seviyesini düşüren, bataklıkları kurutan bu yüksek su tüketimi diğer doğal bitki örtüsünü de strese sokar. Bununla birlikte ılgınlarla ilgili değişik bir paradoks söz konusudur. Ilgınlar çok su tüketmelerine rağmen, yayıldıkları yerlerde su baskınlarına neden olurlar. Çok uzayabilen ılgın kök sisteminin yer altı su akıntılarını tıkamasının bu tip baskınlara neden olduğu düşünülmektedir.
Her ne kadar tuzlu alanlarda yaşasalar ve güçlü rüzgarlara karşı sağlamca durabilseler de ılgınlar hiçbir sebep yokken kendi kendilerine kurumalarıyla da ün salmışlardır. Bu yüzden ılgınların tuzlu topraklara dayandıkları değil, ihtiyaç duydukları düşünülür.



İlk yorum yapan olun