"Deli Dumrul" operası, "Yoz Döngüsü", "Olimpiyat-İnsanın Yükselişi" gibi yapıtlarıyla tanınmış bestecimiz…

Cengiz Tanç, 1933-1997),

Eğitiminin bir bölümünü Anadolu’da tamamladıktan sonra, Ankara Ata­türk Lisesi’nde okurken keman ders­lerine başlayan Cengiz Tanç, 1952′ de Ankara Devlet Konservatuvarı’ na gi­rerek Ahmet Adnan Saygun’ un öğren­cisi oldu. Babasının görevi nedeniyle 1953’te İngiltere’ye gitti. Londra Guildhall Müzik Okulu’nda Sidney Compton’ un yönetiminde armoni, kontra-punto (kontrpuan) ve XX. yy. müziği konularında eğitim gördü. 1956′ da yurda dönerek Ankara Devlet Konservatuvarı’ ndaki Kompozisyon Bölümü öğrenciliğini sürdürdü. 1960′ ta bu ku­ruluşun ileri Devre Kompozisyon Bölümü’ nü bitirdi. Aynı yıl, Ankara Dev­let Konservatuvan’na solfej ve teori öğretmeni olarak atandı. Bu arada Ankara Radyosu’nda tonmeister ola­rak görev aldı.

Cengiz Tanç, 1968’de Ankara Radyo­su’nda Batı Müziği Şube müdürü, ar­dından İkinci Program Şube müdürü ve Çoksesli Müzik Şube müdürü oldu. 1973’te Devlet Opera ve Balesi’nde dramaturg olarak görev aldı. Aynı yıl Çağrışımlar başlıklı senfonik bölümü besteledi. 1976’dan bu yana Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Devlet Konservatuvan’nda Kompozisyon Ana Sanat Dalı öğretim üyesi ve baş­kanıdır. 1984-1985 öğretim yılında A.B.D’ne giderek Juilliard Müzik Oku­lu ve Columbia Üniversitesi’nde Vincent Persiehetti ve Milton Babbitt’in yanında ileri çağdaş müzik teknikleri konusunda araştırmalar yaptı. S.A.C.E.M. (Müzik Yazarları, Besteci­leri ve Yayımcıları Derneği) üyesi olan Cengiz Tanç’m yapıtları dünyanın çe­şitli ülkelerinde radyo ve konser prog­ramlarında seslendirilmektedir.


Eserleri: 
Opera: Deli Dumrul
On Küçük Parça (piyano için, İ959); İmge I (piyano için, 1962); İmge II (piyano için, 1965); Doğaçla­ma (piyano için, 1972); Üç Meditasyon (piyano için, 1975); İmge III (pi­yano için, 1982); Monofon (trombon için, 1986).
 Türk Halk Şarkıları (tenor ve pi­yano için, 1958); Altı Şarkı (soprano ve piyano için, 1961).
 Üfleme Çalgılar Beşlisi İçin Mü­zik (1968).
Süit (yayb çalgı­lar için, 1960); Halk Türküleri Süiti (yaylı çalgılar için, 1974); Doğaçlama (1979); Yükseliş (yaylı çalgılar için sinfonia, 1981); Lirik Konçerto (flüt, obua ve yaylılar için, 1983). Koro için: Sekiz Halk Türküsü (eşliksiz, 1958).
Soyutlama (senfonik bölüm, 1961); Divertimento (1964); Çağrışımlar (senfonik bölüm, 1973); Sentez (senfonik bölüm, 1976); Yan­kılar (senfonik bölüm, 1978); Yaratı­lış (bale müziği, 1980); Yaratıhş (prelüd, 1981); Karakoyun Efsanesi (an­latıcı ve orkestra için konulu müzik, 1984); Çanakkale Şehitlerine Ağıt (Mehmet Akif Ersoy’un dizeleri üstü­ne, soprano, koro ve orkestra için ağıt, 1985).Bale müziği için uygulama (orkestra): Çoğul Balesi (Divertimento’dan uygu­lama; koreografi: Duygu Aykal, 1972); Yoz Döngü (bağlama için dü­zenlenen otantik halk türkülerinin çoksesli uygulaması; koreografi: Oytun Turfanda, 1974); Çağrışımlar (ba­le müziği uygulaması; koreografi: Şebnem Aksan, 1980); Yankılar (bale müziği uygulaması)
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın