Tıp dilinde idrar salgısnın azalmasına verilen ad…

Anüri, (Fr. anurie, İng. anuria).
İdrarını yapamama şeklinde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi.
İdrar tutulması.
Sidiğin, böbreklerden sidik torbasına akımının durması. Sidik torbasının boş kalması sonucu, anürisi olan hasta, hastalığı boyunca işemek ihtiyacını duymaz. Anüri, sidiğin sidik torbası içinde toplanmasına, dışarı akmamasına yol açan siyek tıkanıklıkları ile karıştırılmamalıdır. 
Anürinin çeşitli nedenleri vardır. Nefrit ya da polikistik böbrek hastalığı gibi hastalıklar, bazı ilaçlar, zehirler ve başka gruptan kan verilmesi anüriye sebep olabilirler. Taşların ya da çeşitli urların tıkaması sonucu, böbreklerden sidik torbasına sidik ileten sidik borucuklarınm tıkanması da anüriye yol açar. Ağır şoklar, yaralanmalar, ameliyatlar kolera ve sıtma gibi bazı enfeksiyon hastalıkları da anüriye yol açan nedenler arasında yer alır.
Tedavi edilmeyen anüri, kanda ürenin çoğalmasına (üremi) yol açar ve yaklaşık olarak on beş gün içinde ölümle sonuçlanır. Bir tıkanıklık söz konusuysa cerrahi yöntemlerle giderilmesi, bir böbrek yangısı varsa bunun ve üreminin etkilerinin tedavisi gerekir. Böbrekler alman tedbirlere (antibiyotikler, steroid hormonlar ya da bağışıklık gideren ilaçlar) cevap vermezse, kanda biriken ürenin ve gereksiz maddelerin giderilmesi için diyalize başvurulur.

Diyaliz böbreğin temizleyemediği kanın, hastanın periton boşluğuna doldurulup, burada bir süre bırakıldıktan sonra geri alınan sıvılarla ya da özel süzgeçlerden geçirilerek temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde, böbreklerin iyileşip yeniden yeterli bir şekilde çalışabilmeleri için zaman kazanılmış olur. Bazen bu süre çok uzun sürer ya da böbrekler hiç bir zaman iyileşemeyecek kadar bozulmuş olurlar. Bu durumda sürekli olarak diyaliz yapılması ya da hastaya bir başkasının böbreğinin takılması gerekir.
Hastalığın tedavisi güç olmakla beraber çok kez, hastanın evinden ve çevresinden uzaklaştırılması, hekimin anlayış göstermesi yeniden normal aralıklarla ve normal miktarlarda beslenmesini sağlar. İştahın uyarılması için ensülin ya da elektroşok kullanılması denenmişse de, bu yöntemler bugün pek kullanılmamaktadır.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın