Türk yazar, gazeteci ve yayıncı Ahmet Mithat’ ın bir romanı …

Ahmet Mithat (1844 – 1912), 
Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. 
Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1878’de çıkarmaya başladığı ve yayın hayatını 1921’e kadar sürdürmüş olan Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olmuştur.
1844 yılında İstanbul’un Tophane semtinde dünyaya geldi. Babası Bezci Süleyman Ağa, annesi bekar çamaşırı diken Nefise Hanım idi. Annesinin ilk evliliğinden olma Hafız İbrahim adlı bir ağabeyi ve Halime, Şerife, İsmet ve Şerife adlı kardeşleri vardır. 28 Aralık 1912 tarihinde Darüşşafaka’da nöbetçi olduğu bir sırada kalp durmasından hayatını kaybetti. Fatih Camii Mezarlığı’na defnedildi.
Ölümüne dek ikiyüzden fazla eser yayımlayan Ahmet Mithat, Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. En büyük arzusu kitap okuyan bir toplum yaratmak idi. Çoğunluğa hitap etmek, derlerine tercüman olmak kaygısıyla çok sayıda eser verdi “kırk beygir gücünde yazı makinesi” olarak tanındı.

Eserlerinde Avrupa’nın bilim, sanayi ve çalışkanlığını överken Osmanlı toplumunun ahlaki değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Genç yazarlara destek verdi, dilde sadeleşmeyi savundu, devlete ve dine itaatsizliği, tembelliği, müsrifliği, özentiliği eleştirdi. Ürünlerini daha çok öykü ve roman türünde vermiştir. Romancılığı ve öykücülüğü, halk öykücülüğünden Batı tarzı öykü ve romancılığına geçiş olarak kabul edilebilir. Ayrıca tiyatro alanında da çalışmalar yapmış, “Açıkbaş, Ahz-i Sar, Ziba” adlı kitaplarıyla dram ve operet türlerinde ürünler vermiştir.

Fransızca’dan yaptığı roman çevirileri, Batı yazınının ilk çeviri örneklerini oluşturur. Romanları, Namık Kemal, Şemseddin Sami ve Samipaşazade Sezai ile birlikte onu ilk Türk romancılar kuşağının bir üyesi yaptı.

Gazeteciliğin dışında tarih, coğrafya ve felsefeye ilgi duymuş; çoğunlukla Batı kaynaklarından yararlanarak kaleme aldığı bu eserleri hem kitap oylumunda, hem de fasikül olarak çıkarmıştır.

Eserleri;
Romanları;

 Hasan Mellâh yâhud Sır İçinde Esrar (1874)
 Dünyaya İkinci Geliş yâhud İstanbul’da Neler Olmuş (1874)
 Hüseyin Fellah (1875)
 Felatun Bey ile Rakım Efendi (1875)
 Karı-Koca Masalı (1875)
 Paris’de Bir Türk (1876)
 Çengi (1877)(oyun)
 Süleyman Musûlî (1877)
 Yeryüzünde Bir Melek (1879)
 Henüz On Yedi Yaşında (1881)
 Karnaval (1881)
 Amiral Bing (1881)
 Vah! (1882)
 Acâib-i Âlem (1882)
 Dürdâne Hanım (1882)
 Esrâr-ı Cinâyât (1884)
 Cellâd (1884)
 Volter Yirmi Yaşında (1884)
 Hayret (1885)
 Cinli Han (1885)
 Çingene (1886)
 Demir Bey yâhud İnkişâf-ı Esrâr (1887)
 Fennî Bir Roman Yâhud Amerika Doktorları (1888)
 Haydut Montari (1888)
 Arnavutlar-Solyotlar (1888)
 Gürcü Kızı yâhud İntikam (1888)
 Nedâmet mi? Heyhât (1889)
 Rikalda yâhut Amerika’da Vahşet Âlemi (1889)
 Aleksandr Stradella (1889)
 Şeytankaya Tılsımı (1889)
 Müşâhedât (1890)
 Ahmed Metin ve Şîrzât (1891)
 Bir Acîbe-i Saydiyye (1894)
 Taaffüf (1895)
 Gönüllü (1896)
 Eski Mektûblar (1897)
 Mesâil-i Muğlaka (1898)
 Altın Âşıkları (1899)
 Hikmet-i Peder (1900)
 Jön Türkler (1910
 
Öyküleri ;
 Kıssadan Hisse (1870)
 Letâif-i rivayat
 1.Suni’fi Zann(1870)
 2.Gençlik (1870)
 3.Esâret (1870)
 4.Teehhül (1870)
 5.Felsefe-i Zenân (1870)
 6.Gönül (1870)
 7.Mihnetkeşân (1870)
 8.Firkat (1870)
 9.Yeniçeriler (1871)
 10.Ölüm Allâhın Emri (1873)
 11.Bir Gerçek Hikâye (1876)
 12.Bir Fitnekâr (1876)
 13.Nasîb (1877)
 14.Çifte İntikam (1887)
 15.Para (1887)
 16.Kısmetinde Olanın Kaşığında Çıkar (1887)
 17.Diplomalı Kız (1890)
 18.Dolabdan Temâşâ (1890)
 19.İki Hud’akâr (1893)
 20.Emânetçi Sıdkı (1893)
 21.Cankurtaranlar (1893)
 22.Ana-Kız (1893)
 Durûb-u Emsâl-i Osmâniyye Hikamiyyatının Ahkâmını Tasvir (1872)
 Hayâl-Hakîkat (1891)
 
Diğer yapıtları
 Üss-i İnkılap ve Zübdetül Hakayık (3 cilt, 1877-78)
 Müdafaa (3 cilt, 1883-85)
 İstibşar (1892)
 Beşair
 Nizam-ı ilmü din (4 cilt)
 Şopenhavr’ın Hikmet-i Cedidesi
 Volter
 Beşir Fuad
 Avrupa’da Bir Cevelan (seyahatname, 1890’da yayımlamış)
 Menfa (özyaşamöyküsü)

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/

Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın