Erzincan yöresine özgü bir ekmek …

Gılik,
Loğlik,
El ekmeği,
Tandır ekmeği,
Ocak üzerine el kazanı ile ısınması için su konur. Hamur teknesi, un, ekşi hamur (Maya olarak kullanılır), Maşrapa, Tekne Egişi, ince elek, Sofra bezi hazırlanır. Sofra bezinin üzerine hamur teknesi konur. Un ince elekle tekne içerisine elenir. Elenen un teknenin bir tarafına yığılır. Kalın boş kısımda yeterince tuz, ve ekşi hamur iyice eritilir. Sonra elenen un yoğrulmaya başlanır. Yoğurma işleminde ve ekşi hamur iyice eritilir. Sonra elenen un yoğrulmaya başlanır. Yoğurma işlemine hamur tam kıvamına gelene kadar devam edilir. Daha sonra tekne egişi ile dirsekten itibaren hamur olan ellerle teknenin etrafı kazınır. Üzeri kapatılarak ekşimeye (Mayalanmaya) bırakılır. Mayalanmaya yüz tutar tutmaz tandır, kalorisi bol olan odunlarla yakılarak iyice tav aldırılır. Tandır yanmakta iken Dastar (Hamur Topakları Örtüsü) açılır. Hamur Küntlenmeğe başlanır. (Küntlemek: Topak Yapmak). Bütün hamur küntlendikten sonra üzerleri örtülür. Tandırda ki odunlar yandıktan sonra Parduç bezi ile tandırın isleri silinir. O zamana kadar artık küntler kırkır’a (açılacak kıvama)gelmiştir. Tandır başına sofra bezi, hamur tahtası, merdane, rapata ve egiş getirilir. Ayrıca bir tabakla da su konur. Tandırda tutmayan ekmeklerin arkasına elle sürülür. İyi yapışmasını sağlar. Ekmeği açacak kişi bir tepsi ile küntleri yanına alır. Tahta üzerine biraz un serptikten sonra, küntü kor merdane ile açarak yufka haline getirir. Ekmeği pişiren kişi ise, rapata ile (ellerinin üzerinde iyice açıp, incelttiği yufkayı rapatanın üzerine serer.) birlikte tandıra yapıştırır. Ekmek yapışınca rapatayı geri alır. Yoğrulan hamur bitene kadar bu işlem devam eder. Oval şeklinde yapılan ekmeğe lavaş, yuvarlak şekilde yapılan ekmeğe ise değirmi ekmek denir. 
Bunun bir sayısı yoktu. Pişirici, yorulunca ekmeği çok çarpmasın diye değirmi ekmek yapar. Gılik, loğlik ve el ekmeği için özel bir hamur yoktur.   Hamur pişirici hamur topağını eli ile hafif bastırır. Gerek eliyle gerekse rapatayla tandıra vurursa buna Gılik denir. (İçine ceviz veya bir parça tereyağı konur) hamur bir şey katmadan oval bir şekilde tandıra vurursak buna loğlik, topağı iyice yassıltarak vurursa buna da el ekmeği denir. (Loğlik arasına ceviz de konur).
Tandır yapımı;
Ağız Çapı: 55 cm, taban çapı: 80 cm, Yüksekliği: 100 cm, olan kesik koniyi andıran bir silindir diyebiliriz, Alt tabakda 20 X 20 ebadında küçük bir delik vardır. Buraya Küvle denir. Özel Seramikten  (Tandır Toprağı) yapılır. Kuruduktan sonra ev damına veya, ayvana yer seviyesinde gömülür. Gömülme yeri eşilirken, Küvle, deliği için o çapta bir kalas tandır ağzından 1 m. mesafelik yere kadar konur, Tandır gömülürken bu kalasın etrafı çökmeyecek tarzda doldurulur. Bilahare, bu kalas çekilip alınır, Tandır yanarken havayı buradan alır. Odunların iyi tutuşması için tandır eğişi ile karıştırılır. Zaman zaman küvle bir bez veya kadınların elbiselerinin etekleri yardımıyla havalandırılır. Tandır yapımı özel bir sanat gerektirmez. Ancak çamurunun çok iyi hasıl edilmesi gerekir, Çamur tam kıvamında olmazsa ,çabuk bozulur. Önce özel yerlerden toprağı getirilir. İyice elenir. İçerisine keçi kılı katılarak çamur yapılır. Bu çamur bir gün bekletilir. Ertesi gün tekrar yoğrulur. Tandırın alt kenar çemberi yere çizilir. Çamur, 7 -8 cm kalınlığında ve çapı dolanacak kalınlıkta silindir şekline getirilir. Çizilen çizgi üzerine düzgün bir şekilde yerleştirilir. Bu silindirler yeniden yapıldıkça ilk halka üzerine konur. Ölçülerin formda olması için ağız çapı ile taban çapı bir sopa ile daima kontrol edilir. Her çamur silindir diğerinin üzerine konuldukça araları kendi çamuru ile hem içten hem de dıştan doldurulur. Zaman zaman kurumaya bırakılır, tekrar örtülür. Hepsi birden örülmeye kalkılırsa tandır yamuklaşır hatta çöker. En son olarak Gög denilen ağız kısmı yapılır. 7- 8 cm. dışa taşkın bir hal alır. Zamanla kırılmamasını ve üzerine konulacak malzemeleri taşıması için yapılmıştır. Böylece tandır tamamlanmış olur.
Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın