Türkiye’de sihirbazlığın yerleşmesine ve yaygınlaşmasına öncülük etmiş illüzyonist…

Zati Sungur, (10 Mart 1898, Bursa – 06 Temmuz 1984, İstanbul) , Türk Sihirbaz, İllüzyonist.

1916 yılında Gedikli Çarkçı Mektebi’ni bitirdi. Denizaltı eğitimi için Almanya’ya gönderildi. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da illüzyonla ilgilenmeye başladı. 1922 yılında Latin Amerika’ya gitti ve orada çeşitli gösteriler düzenledi. Önceleri Kont Sati von Richmond takma adıyla sonraları Zati Bey adıyla sahne aldı. 1936’da Türkiye’ye döndükten sonra Anadolu’nun çeşitli yerlerini gezdi. 1938 yılında sahne asistanı Necla Hanım’la evlendi. Bu evlilikten iki kız çocuk sahibi olur. 1966 yılında, Dormen Tiyatrosundaki gösterilerinin ardından aktif sahne yaşamına son verir. Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Portekizce ve İtalyanca’yı ana dili gibi biliyordu.
1920’de Berlin WinterGarten’deki gösterisi ile büyük üne kavuşur. Bir grup sanatçıyla birlikte turneye çıkar; Fransa, İtalya, İspanya, Kuzey Amerika ve sonra da 1922 yılında Güney Amerika’ya gider. Orada kendi kadrosunu oluşturup, iki saat süren gösterisi, yaklaşık 10-12 yardımcısı ve iki kamyonu dolduracak miktarda zengin malzeme ile Güney Amerika’nın değişik ülkelerinde, Şili, Paraguay, Brezilya ve Arjantin’de sahneye çıkar. Önce Kont Sati Von Richmond sonra da Zati Bey adı ile büyük ün kazanır.  
Zati Sungur kendisini ve sanatını geliştiren bir sanatçıydı. Çekoslovakya’nın Karlovy Vary şehrinde düzenlenen uluslararası bir illüzyon yarışmasında birinci seçildi ve 1981 yılında da aynı kentte düzenlenen Uluslararası İllüzyonistler Kongresi’nde kendisine “Sihirbazlar Kralı” ünvanı verildi.
Dünyaca ünlü on sihirbaz arasında yer alan Zati Sungur, Sanatı ve kişiliği ile Türk halkının çok sevip saydığı ve 6 Temmuz 1984 gecesinde kalp yetmezliği nedeniyle aramızdan ebediyen ayrılan Zati Sungur’un vefatından sonra Türk illüzyon sanatçıları hocalarının boşluğunu doldurabilmek için birçok çalışmalar yapmışlardır. Üstat Zati Sungur’un yetiştirdiği en ünlü talebesi Sermet Erkin sahne hayatında hocasının ekolünü sürdürmüş, zarif ve efendi kişiliği kadar yeteneği ve engin bilgisi ile de onyıllar boyunca ülkemizde adeta tek başına illüzyon sanatını, daha doğrusu “Zati Sungur Ekolünü” temsil etmiştir. 1999 yılından itibaren de Erdinç Demiray ve Dr Selim Başarır, “Zati Sungur geleneğine”, açtıkları İstanbul Magic Studio sahnesinde gönüllü olarak eğitim verdikleri genç illüzyon sanatçılarını, uluslararası alana çıkmaya teşvik ederek önemli katkıda bulunmuşlardır.
Zati Sungur’un öncülüğünde memleketimize giren ve yayılan illüzyon sanatının diğer bazı isimlerini, illüzyonun yayılmasında ve yaşamasında emek vermiş olmaları sebebiyle zikretmek yerinde olacaktır. 

Bunlar: Emin Atabay, Kamil Tekin Turan, Farabi, Bahattin Giray ve Talat Şener’dir.  

Bulmaca

Eski Dilde Suda Yüzme

Eski Dilde Suda Yüzme nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Suda Yüzme” sorusuna cevap olarak “SİBAHAT” yanıtı verilebilir.
Bulmaca

Eski Dilde Su Yosunları

Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski Dilde Su Yosunları” sorusuna cevap olarak “ÜSNİYE” yanıtı verilebilir. Osmanlı döneminde botanik (ilm-i nebatat), tıp ve edebiyat gibi alanlarda doğaya ait unsurlar isimlendirilirken genellikle Arapça ve Farsça terimler tercih edilirdi. Su […]
GENEL

Eski dilde su nedir?

Eski dilde su nedir? Bulmacalarda da karşılaşabileceğiniz “Eski dilde su” sorusuna cevap olarak “MA” yanıtı verilebilir. Bu yanıta alternatif olarak “AB” de kullanılabilir.
GENEL

Kalın kafalı, anlayışsız ne demek?

Gabi, Kalın kafalı, Anlayışsız, Arapça Gabi, (ﻏﺒﻰ). Gabi sözcüğü, arapça  kalın kafalı olmak anlamındaki gabavet kelimesinden türetilmiştir. Bön, ahmak. Anlayışı kıt olan, kalın kafalı (kimse), Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön. Eski dilde gabi, Ahmaklık eden, budalalık eden, […]
GENEL

Karanlık nedir?

Tariki, Karanlık, Zalam, Muzlim, Arapça, karanlık, zalam ( ﻇﻼﻡ). Arapça, karanlık, muzlim (ﻣﻈﻠﻢ). Farsça,  karanlık, tariki (تاریک ).  Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu. Işıksız, Karanlık olmak, Karanlıkta bırakmak Karanlık, mecaz anlamda üzüntü, […]
Fotoğraf yok
GENEL

Yararlanılan uygun koşul…

Olanak,İmkan,Arapça, imkan, (ﺍﻣﻜﺎﻥ)Arapça, mekanet kelimesinden imkan kelimesi türetilmiştir.Yararlanılan uygun koşul.Olma ihtimali olan.Olabilecek durumda bulunma, mümkün olma, olabilirlik, olanak.Faydalanılabilecek, kullanılabilecek uygun şart.Eski Türkçe,  imkan, İngilizce, possibility, Fransızca, possibilité, Almanca, Möglichkeit, Latince, possibilitas, potentiaOlabilirlik, bir şeyin olabilir oluşu.Belli koşullarda gerçek olabilecek olan. Belli […]
Fotoğraf yok
GENEL

Şaka ne demek?

Horata,Rumca şaka,Şaka,Rumca horata, Şaka, eğlence, lâtife, mizah demektir.Güldürücü oyunlar.Eğlence.Dedikodu.Sohbet toplantısı.Laf, söz, sohbet.Gülüşme.Karşılıklı görüşme.Çekiştimek,ŞakacıktanAlay, şaka, latife, eğlence.
Fotoğraf yok
GENEL

Gaziantep kentinde bir dere…

Alleben,Gaziantep kentinde bir dere.Kentin en önemli akarsuyu Fırat Irmağıdır. Diğer akarsuları şunlardır;Karasu,Bozatlı (Merzimen) Deresi,Nizip Çayı,Alleben Deresi,Karaçay,Balık Suyu,Sacır Suyu, Afrin Çayı, Şehir, doğusunda Şanlıurfa,  batısında Osmaniye ve Hatay, kuzeyinde Kahramanmaraş, güneyinde Suriye ve kuzeydoğusunda Adıyaman, güneybatısında Kilis ile komşudur. Gaziantep […]

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın