Katabatik,Katabatik rüzgar,Yamaç aşağı,Katabatik rüzgarı Antarktika’da etkili olan bir rüzgar çeşididir.Yüksek bölgelerde soğuyan hava aşağıdaki daha sıcak hava kütlelerinden daha ağır bir duruma gelir. Soğuk havanın alçak kesimlere doğru akmasını sağlıyor. Bu rüzgarlara katabatik rüzgar deniliyor. Atmosferdeki soğuk hava akımının yaklaşık 10.000 metrelik bir dikey alçalmasıyla katabatik rüzgarı oluşur. Vadilerden aşağı doğru esen katabatik rüzgarının saatteki hızı 320 … Okumaya devam et Antarktika’da etkili olan bir rüzgar çeşidi …
Ay: Temmuz 2019
Balık çorbası …
Mahiyane,İng. Fish soap,Frn. Soupe de poisson.Balık çorbası,Balık çorbası, balık veya deniz ürünleri ile sebze ve suyu veya başka bir sıvıyı birleştirerek yapılan bir yemektir. Sıcak çorbalar ek olarak, katı maddeler bir sıvıda bir tencerede kaynatılarak yapılan yemek. Suda pişirilen ve kılçıkları ayıklanarak incecik kıyılan balığın soğan, domates, havuç, patates, pul biber ve yağ ile karıştırılarak yapılan çorbasıdır.Sebzeli balık … Okumaya devam et Balık çorbası …
Meşime, plasenta…
Son,Etene, Eş, Döl eşi, Meşime, Plasenta.Memelilerde ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan organ,Yavru zarları, Fetal membran,Plasenta
Ege yöresinde fese takılan altına ya da altın benzeri sarı pula verilen ad …
Urbiye,Ege yöresinde fese takılan altına ya da altın benzeri sarı pula verilen ad.
“Gel ey denizin nazlı kızı nuş-i şarab et” adlı en çok bilinen eseriyle tanınan Rum asıllı bestecimiz …
Aleko Bacanos,D. 1888 Silivri - Ö. 1950 İstanbulRum asıllı bestecimiz.Rum asıllı piyasa sazendesi ve bestekârıdır.1888 yılında Silivri’de doğdu. Ud virtüözü ve besteci Yorgo Bacanos'un ağabeyidir. Ailece müzik ile uğraşmaktadırlar. Müziğe küçük yaşlarında keman çalarak başladı, daha sonra kemençe çalmaya başlar. Gazinolarda çalışmış. Paris, Berlin, Kahire gibi şehirlerde konserler vermiş.1950 yılında Türkuvaz Gazinosu'nda bir fasıl sırasında … Okumaya devam et “Gel ey denizin nazlı kızı nuş-i şarab et” adlı en çok bilinen eseriyle tanınan Rum asıllı bestecimiz …
Leş …
Cife,Arapça, جيفهLeş, Farsça, leş.Laşe,Kokmuş hayvan ölüsü,Çok kötü kokan.Pis, cife, جِيفَهKokmuş et, Ölü hayvan, leş.Leş, ölü hayvan.Laşe, leş.İğrenç,Kokmuş et, ölü hayvan, Arapça Leş. (ﺟﻴﻔﻪ). Arapça, cіfe. Kokmuş bir ceset gibi iğrenç olan şey veya kimse.
Sarma tekniğiyle yapılan bir tür işleme …
Anavata, Susma, Sarma tekniğiyle yapılan bir tür işleme. Sarma tekniğiyle ve ipek iplikle yapılan bir tür işleme. Kumaş üzerine sarma tekniğiyle ve ipek iplikle yapılan bir tür işlemeye Anavata denir.İbrişimle yapılan bir tür nakış. Gergef işlemelerinde bir tarzın adıdır. XVI. yüzyıldan günümüze kadar kumaş, pamuklu, keten, ipekli, atlas, kadife, çuha, ince keten, ipek, keten, yazma, ipek havlı kadife v.b. … Okumaya devam et Sarma tekniğiyle yapılan bir tür işleme …
İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı. ..
Soma,Suma,İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı. Rakı, adı Arapçada terleyen anlamına gelen araki'den geliyor. Rakı yaş üzümden ya da genellikle şeker açısından zengin kuru üzümden damıtılarak elde ediliyor ve anasonla kokulandırılıyor. Üzümler önce parçalanarak suyla karıştırılıyor. Elde edilen şekerli suya mayşe adı veriliyor. Buharla sterilize edilen mayşe soğutulduktan sonra fermantasyon aşamasına geçiliyor. Mayşe, 25-30 derece sıcaklıkta en az … Okumaya devam et İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı. ..
Argoda makyaj…
Kolika,Kalika,Makyaj,Argoda Kolika - Kalika denir.Makyaj,Fransızca maquillage,İng. make-upArapça, ماكياجYüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı.İyi görüntü sağlamak, belli bir tip yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve vücudunda yapılan boyama ve değişimler. Genellikle sinema, tiyatro ve televizyon için uygulanır.
Eski dilde yıkılan, çökmüş, sönmüş, batmış anlamında bir kelime …
Münkarız,Munkarız,Arapça, munkarız / منقرضİnkıraz bulmuş.Batmış. Bitmiş. Son bulmuş. Mahvolmuş. Sönmüş.Munkarız olmak, Yıkılmak, çökmek, sönmek.Bitmiş, batmış.Kesilmiş.Yıkılan, çöken, sönen.
